İletişim, kişilerin birbiriyle duygu ve düşüncelerini karşılıklı olarak paylaşılmasıdır. Bilgi aktarımı olarak ifade edebileceğimiz iletişim karşılıklı olarak en az iki kişiyle yapılır. İletişimin güçlü ya da zayıf olması sosyal yaşamdaki başarısını da kişinin etkileyebilmektedir.
İletişimin ilk başladığı yer ailedir. Aile içi iletişimin başarıdaki faktörü yadsınamaz. Dünyaya gözlerimizi açtığımızda ilk olarak ailemizle karşılaşırız. Yapılan araştırmalarda ilk bebeklik yıllarımızda kurulan iletişimin iyi veya kötü olması ileriki yaşlarda kişilik yapısını ve sosyal yaşantımızı etkilediği saptanmıştır. Dışa dönük ve özgüvenli hareket eden bireylerin geçmişine bakıldığında bebeklik dönemlerinde doğru ve sağlıklı iletişim kurdukları kanıtlanmıştır. İçe dönük, karamsar ve iletişimde güçlük yaşayan kişilerin ise bebeklik dönemlerinde olumsuz bir takım faktörler yaşamış olması olasıdır.
Eğitim İlk Olarak Ailede Başlar
Eğitimin ilk olarak başladığı yer ailedir. Hiçbir şey bilmeden ilk olarak ailemizle iletişim kurmaya başlarız. Aile içi iletişim ne kadar sağlıklı ve seviyeli olursa diğer alanlardaki ilişkilerimizde o derece başarılı ve sağlıklı bir biçimde olacaktır. İlk olarak ailesinde değer gören birey farklı ortamlar ve insanlarla karşılaştığında nasıl bir ilişki içerisinde olması gerektiğini öğrenir.
İnsan ilişkileri sosyal yaşamın bir parçasıdır. Hangi ortamda olursanız olur insanlarla diyalog kurmak zorundasınız. Yapacağınız karşılıklı etkileşimler sonucunda ortaya çıkan sonuçlar da olumlu ya da olumsuz çerçevede değerlendirilir. Eğitim hayatında ya da iş hayatında başarılı olanların çoğunun insan ilişkilerinin kuvvetli olduğunu görürüz. Eğitimde akademik başarının artması ve iş yaşamında da verimin çoğalması için ilişki içerisinde olan insanların birbiriyle ilişkilerinin sağlam zemine oturması gerekir.

Güzel ve Etkili Söz Söyleme Sanatını Öğrenmeliyiz
İletişimin gayesi karşısındakine kendini ifade ederken güzel bir dil kullanmaktır. Karşılıklı ilişkilerin sevgi ve saygı çerçevesinde olması için kurulan iletişim düzgün çerçevede olması gerekiyor. Bu anlamda güzel ve etkili söz söyleme sanatını öğrenerek insanların kalbinde yer edebiliriz. Güzel söz söylemede usta ve maharet sahibi olan insanların nasıl kalpleri fethettiğini hepimiz biliriz. Asırlar geçse bile bu kişilerin unutulmadığı ve iyi bir isimle yad edildiği bilinir. Bu konuda ünlü düşünür Mevlana’nın güzel bir etkili söz konusunda söylediği şu söz düşündürücüdür: “Düşmanının dostun olmasını istiyorsan, onun hakkında güzel sözler söyle, O söz onu bulur. İnsan iltifatın kölesidir.” Görüldüğü gibi güzel ve etkili sözün ne kadar önemli olduğunu Mevlana çok güzel bir biçimde ifade etmiştir.
İletişim konusunda başlamamız gereken ilk yer ailedir. Aile içi iletişim ne derecede sağlıklı olursa yaşamımızın diğer alanlarında o derece başarılı ilişkiler içerisinde olabiliriz. Ailece iletişimde öncelikle eşlerin birbirine karşı saygı ve sevgi çerçevesi içerisinde olması gerekir. Birbirine değer veren sevgi ve hoşgörü çerçevesinde ilişkilerini sürdüren ailelerde yetişen çocuklar da aynı ilişki tutumunu sergilerler. Bu da toplumda duyarlı, insana saygılı ve toplum menfaatini gözeten kişilerin artması demektir.

Aile İçi İletişimin Güçlü Olması İçin Neler Yapılabilir?
- Öncelikle eşlerin birbirine karşı sevgi ve saygı çerçevesinde davranması önemlidir. Eşlerin birbirine karşı iletişimi düzgün olması çocukların kişiliğinin olumlu yönde gelişmesine katkı sağlayacaktır.
- Aile bireylerinin birbirine karşı sevgilerini söz ve beden dili ile göstermeleri birbirlerine olan bağın atmasını sağlar. Aile içi iletişimde gözetilecek faktörler içerisinde karşılıklı duyguları doğru biçimde ifade etmek büyük önem taşır. Hem sözlerimizle hem de beden dilimizle eşimiz ya da çocuklarımıza sevgimizi etkili bir şekilde ifade ettiğimizde onların benliklerine saygı duymuş oluruz. Bu da aile arasındaki sevgi bağını güçlendirir.
- Yaşanan sorunların çözüm için empati kurmak ve birbirini dinlemek gerekir. Sorunun çözümü için el birliğiydi aile fertlerinin birbirine destek olması oldukça önemlidir.
- Aile içinde kararlar alınacağı zaman mutlaka çocuklara da tanışmak gerekir. Bu çocuğunuza önem verdiğinizin göstergesidir. Bu sayede çocuğunuzun öz benliği olumlu şekilde gelişecektir. Özgüvenli olarak çocuk yetiştirmek isteyenler çocuklarını adam yerine koyarak onları dikkatli bir şekilde dinlemeli ve fikirlerine değer vermelidir.
- Ailede yaşanan çatışmaların en büyük nedeni kişilerin fikirlerine saygı gösterilmemesidir. Aynı ailede de olsa bireylerin farklı düşüncede ve fikirde olmaları son derece normaldir. Ortak paydada buluşabilmek için fertlerin birbirinin düşüncelerine saygı göstermesi gerekir.
- Ailece içi iletişim konusunda yaşanan dengesizliklerde eleştirinin dozunu kaçırmak da ilişkileri olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Eşimizi ya da çocuklarınızı sık sık yerdiğiniz zaman onların gözünde asabi ve idare edilmesi güç birisi olarak yansırsınız. İlişkilere büyük zarar veren bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için yargı yerine onların fikirlerine değer verin ve sık sık eleştiriden kaçının.
- Sevgi sözcüklerini aile içerisinde sık tekrar edin. Çoğu aile eşinin ya da çocuğunun şımarmasından korkarak onlara olan sevgisini göstermede yetersiz kalır. Hâlbuki sevgi sözcükleri kişi şımartmaz. Aksine güven duygusunu geliştirdiği gibi size olan saygı ve sevgilerini de artmasını neden olur.

Aile İçi İletişimin Başarıdaki Rolü
İnsan ilişkilerinin ilk durağının ailede başladığını söylemiştik. Aile içindeki bireylerin birbirlerine karşı sevgi ve saygısı onların bağlılıklarını arttırır. Kişinin güven duygusunun ilk öğrenildiği yer ailedir. İletişimin olumlu ya da olumsuz olarak kullanıldığı ilk yerde ailedir. Aile içi iletişim ne derecede sağlıklı olursa yaşımı diğer alanlarında da ilişkimiz o derecede sağlam zemine oturur. Evimizden dışarıya adımımızı attığımızda içerideki olumlu ya da olumsuz duyguları ister istemez dışarıyla da taşırız. Ailede huzurlu ve güvenli hisseden kişiler dışarıya çıktıklarında aynı güveni ve huzuru devam ettirirler. Çünkü iletişim konusunda beceri sahibi oldukları için insanlara karşı nasıl yaklaşacaklarını iyi bilirler.
Başarılı ya da başarısız insanların hayatlarına baktığımızda temelinin aile olduğunu görürüz. Aile ilişkileri kuvvetli olan kişilerin hem eğitim hayatlarında hem de iş yaşamında daha başarılı oldukları gözlemlenmiştir. İş ve eğitim hayatında karşılıklı ilişkilerin güven ve saygı çerçevesinde olması şarttır. Kişinin güven ve saygıyı ilk öğrendiği yer ise şüphesiz ailedir. Okullarda yaşayan öğretmen öğrenci ilişkisinin olumsuz olması veya iş yerinde işveren ve çalışan ilişkilerinin saygı çerçevesinde olmaması bu alanlarda ki başarı ve verimi önemli ölçüde etkileyecektir. Karşılıklı güven ve saygı çerçevesinde gerçekleştirilen ilişkilerin sonucunda ise hem başarı hem de verim istenilen düzeyde sağlanabilecektir.

İletişimin Temelinde Saygı Yatar
Karşılıklı olarak iletişimin düzgün çerçevede olması için kişilerin empati duygusunun gelişmiş olması gerekir. Aile içi etkileşimi etkileyen faktörler içerisinde ise en önemlisi saygıdır. İş ve eğitim yaşamı gibi alanlarda insanların birbirini sevmesi zorunlu olmasa da saygı göstermesi şarttır. Ailede ise hem sevgi hem de saygının iç içe olması gerekir. Saygı; farklı düşünce ve fikirde olan kişilerin değer yargılarına saygı göstermek demektir. Aynı düşüncede ya da fikirde olmasa dahi kişilerin yaşam biçimleri ve hayatlarına saygı göstermek durumundayız. Sağlıklı ilişkilerin kurulabilmesi için saygı faktörünün iletişimde daima ilk sırada yer alması gerekir. Böylece ortadaki kaos ortadan kalkacaktır. Birbirlerine saygı çerçevesinde yaklaşan insanlar daha huzurlu bir ortamda yaşayabilecektir.
Kişinin saygıyı da öğrenmesi ilk olarak ailede başlar. Çocuklarımızın saygılı ve duyarlı bireyler olmasını istiyorsak öncelikle eşler arasında sevgi ve saygının üst düzeyde olması gerekir. Birbirine karşı duyarlı ve hoşgörülü olduğunu gören çocuklar da duyarlılık duygusunu öğrenir. Diğer insanlar haklarına saygı olmak gerektiğini kavrar.

Aile İçi İletişimi Etkileyen Faktörler
Aile içerisinde yaşadığımız olumlu ya da olumsuz durumların temelinde pek çok faktör yatmaktadır: iletişimi içi iletişim etkileyen faktörler arasında şunları sayabiliriz:
Yanlış Eğitim Biçimleri
Kişilerin çocuklukta yaşadıkları olumlu ya da olumsuz durumlar, değer yargıları ve kültürel birikimleri aile içi iletişimi etkileyen faktörler arasındadır. Aile içerisinde sürekli baskı ve yargıyla yaşayan kişiler ileri yetişkin oldukları ve aile kurduklarında aynı iletişim biçimini kendi ailelerinde de uygulayabilmektedirler. Bu da aile içi çatışmaların başlamasının sinyalidir. Farklı yetişme biçimleri ve değer yargılarına sahip olan kişilerin kurdukları aile yapısı içerisinde sergiledikleri tutumlar ilişkilerini etkilemektedir. Bu ilişki önce eşleri sonrasında da çocukları etkiler. Yapılması gereken ise geçmişte yaşadığımız kötü tecrübelerden ders alarak olumlu ilişkiler geliştirmektir.
Kültür Çatışmaları
Ailede eşler arasında yaşanan sorunların temelinde yatan faktörler arasında kültür çatışmaları da önemli yer tutar. Farklı kültürlere sahip ortamda yetişen bireyler bir araya geldiklerinde birbirlerini adapte olmakta zorlanabilirler. Bu sorunun çözümü için eşinin karşılıklı olarak özverili ve saygı çerçevesi içerisinde birbirlerine yaklaşımları önemlidir. Uyum içerisinde olarak bireyin sahip olduğu değerlere saygı göstermek ve onu anlamaya çalışmak iletişimin önündeki engeli açmanıza yardımcı olacaktır.
Empati Duygusunun Gelişmemiş Olması
Aile içerisindeki iletişim bağlarının zayıflamış ya da kopmuş olması empati duygusunun gelişmemiş olmasına da bağlıdır. Kişilerin birbirlerini anlamada yetersiz kalmaları çatışmaların başlangıçtır. Aile bireylerin yaptığı yanlışlardan birisi de sahiplik duygusudur. Eşimiz ya da çocuğumuzun sahibi değil de emanetçisi olduğumuzu düşünürsek aslında bu sorunun üstesinden daha kolay gelebiliriz. Empati duygumuzu geliştirerek onların duygularını anlamaya çalışarak aramızdaki ilişkiyi kuvvetlendirebiliriz. Empati demek kendimizi karşımızdakinin yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmaktır. Bu sayede karşımızdakinin ne hissettiğini ve düşündüğünü çok daha iyi anlayabiliriz.

Sevgimizi Yeterince İfade Edememek
Aile içi iletişim sırları noktasında bilmemiz gerekenlerden birisi de sevgimizi ifade etme biçimimizdir. Ailelerin yapmış olduğu yanlışlardan birisi de sevgilerini eşlerine ya da çocuklarına yeterince gösterememiş olmalarıdır. Hâlbuki sevgimizi ailemize karşı ne kadar çok gösterirsek aile içindeki bağımız da o derece de kuvvetlenmiş olur. Sevgiyi gösterme biçimimiz bazen güzel bir sözcükle bazen de etkili bir dokunuşla gerçekleşebilir. Amaç; sevdiğimize değer verdiğimizi ve onu ne kadar önemsediğimizi göstermektir. Aile içerisinde sevgi bağları ne derecede kuvvetli ise ve bireyler birbirlerine sevgilerini iyi ifade edebiliyorlarsa ailedeki güvenme huzur ortamında o derece büyüktür.

İlk Önceliğini Aileniz Olsun!
Aile, hayatımızın en önemli simgelerinden biridir. Hayattaki mutluluğumuz ve başarımızın temel kaynağı aileden beslenmektedir. İlk önceliğimiz ailemiz olduğunda hem mutluluk hem de başarı ardından mutlaka gelecektir. Ailemize gösterdiğimiz sevgi ve önem neticesinde pek çok işimizin daha olumlu şekilde sonuçlandığını görebiliriz.
Ailede saygı, sevgi ve güven ilişkisine önem vererek mutluluğumuzu garanti altına alabilirsin. Hayatta başarılı olup da mutlu olamayan pek çok insan vardır. Amaç sadece kuru bir başarı değil başarılarımızı paylaşabileceğimiz bir aileye sahip olmaktır. Bu amaçla alacağımız karşılık ne olursa olsun ilk önceliğimiz daima ailemiz olmalıdır. Başarıyı etkileyen en önemli faktörler arasında aile içi iletişim ilk sırada gelir. Ailemizle olan ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz müddetçe hem mutluluğumuz kat kat artacak hem de başarı ve kariyer basamaklarına çok daha hızlı bir şekilde çıkabileceğiz.



