Yeni dönem kayıtlarında %20 erken kayıt indirimi

Yabancı DilVeliler İçin Seçim Rehberi

Çocuklar İçin İngilizce Çizgi Film Seçimi: Hangisi Faydalı?

Çocuklar İçin İngilizce Çizgi Film Seçimi: Hangisi Faydalı?

BİLİŞSEL AKADEMİ · VELİ REHBERİ

İngilizce çizgi film izlemek, İngilizce öğrenmekle aynı şey mi?

Ekranda duyduğu kelimeleri tekrar eden bir çocuk gerçekten öğreniyor olabilir. Ama onu izlemekten konuşmaya götürecek küçük bir adım daha vardır: Duyduklarını kendi hayatında kullanmak.

Salondan bir çizgi film sesi geliyor. Çocuğunuz ekrandaki karaktere gülüyor, bazen bir kelimeyi tekrar ediyor, belki de hiç anlamadığınız bir İngilizce şarkıyı ezbere söylüyor.

Bir süre sonra merak ediyorsunuz: “Acaba bu çizgi filmler gerçekten İngilizcesini geliştiriyor mu, yoksa yalnızca ekran karşısında mı vakit geçiriyor?”

Bu, üzerinde düşünmeye değer bir soru. Çünkü bir çizgi film İngilizce olabilir ama çocuğunuzun seviyesine uygun olmayabilir. Çok renkli, hareketli ve eğlenceli olabilir; fakat cümleler öylesine hızlı geçer ki çocuk konuşmaları takip edemez. Ya da tam tersine, aynı kısa ifadelerin tekrarlandığı sakin bir hikâye, yeni başlayan bir çocuk için çok daha yararlı olabilir.

Dolayısıyla doğru soru yalnızca “Hangi İngilizce çizgi filmi açalım?” değildir. “Çocuğum bu çizgi filmde neyi anlayabilir ve öğrendiğini nerede kullanabilir?” sorusunu da sormalıyız.

Veliler için kısa cevap

İngilizceye yeni başlayan çocuklarda kısa, anlaşılır, görsellerle desteklenen ve tekrar içeren çizgi filmleri tercih edin. Yaşı ilerledikçe hikâye ve diyalog bakımından daha zengin yapımlara geçin. İzleme sonrasında küçük bir oyun, soru veya konuşma etkinliği yapın. Çizgi filmi tek başına bir İngilizce eğitimi olarak görmeyin.

Bir çizgi filmi İngilizce öğrenmek için uygun yapan nedir?

Sevilen bir çizgi film mutlaka iyi bir dil öğrenme materyali değildir. Örneğin bir çocuk süper kahramanların bulunduğu hareketli bir yapımı büyük heyecanla izleyebilir. Ancak hızlı diyalogları, deyimleri ve karmaşık olay örgüsünü anlaması henüz mümkün olmayabilir.

Cambridge English'in ebeveynlere yönelik önerileri, uygun video seçiminde görsel açıklığı, anlaşılır telaffuzu ve tekrar eden dil yapılarını vurgular. Bunlar evde de kullanılabilecek ölçütlerdir.

Çizgi filmi seçerken kendinize beş soru sorun

1. Konuşmalar anlaşılır mı? Cümleler çok hızlıysa ve görseller yeterince yardımcı olmuyorsa daha kolay bir yapım seçin.

2. Aynı kelime veya ifadeler tekrar ediyor mu? Tekrar, çocukların yeni ifadelerle yeniden karşılaşmasına fırsat verir.

3. Hikâye çocuğun hayatına yakın mı? Yemek, oyun, aile, okul ve arkadaşlık gibi tanıdık konular anlamayı kolaylaştırabilir.

4. Çocuğum gerçekten ilgileniyor mu? Sırf eğitici olduğunu düşündüğünüz için sevmediği bir yapımı izlemeye zorlamayın.

5. Bölüm bittikten sonra konuşabileceğimiz bir şey var mı? Bir oyuncak, kısa bir soru ya da taklit edilebilecek bir cümle bulabiliyorsanız o içerik daha işlevsel olabilir.

Yaşa ve İngilizce seviyesine göre hangi çizgi filmler seçilebilir?

Yaş önemli bir başlangıç noktasıdır ama tek ölçüt değildir. Yedi yaşında olup İngilizceyle yeni tanışan bir çocuk, dört yaş grubu için hazırlanmış daha sade bir yapımdan yararlanabilir. Öte yandan küçük yaşta İngilizce öğrenmeye başlamış bir çocuk, kendi yaşına göre daha zengin diyalogları takip edebilir.

4–6 YAŞ · İLK TANIŞMA

Pocoyo, Peppa Pig ve Super Simple Songs

İngilizceye yeni başlayan okul öncesi çocuklarda sözcükleri görsellerle eşleştirmek ve basit cümleleri tekrar tekrar duymak önemlidir.

Pocoyo: Sade görselleri ve anlatıcı temelli yapısıyla eylemleri ve nesneleri takip etmek için değerlendirilebilir.

Peppa Pig: Aile, arkadaşlık, oyun ve günlük yaşam etrafında ilerleyen kısa hikâyeler sunar. İngiliz İngilizcesine alışmak için bir seçenek olabilir; bazı konuşmalar yeni başlayan çocuklara hızlı gelebilir.

Super Simple Songs: Geleneksel çizgi filmden çok şarkı ve animasyon içeriğidir. Renkler, hareketler, hayvanlar ve günlük ifadeler için tekrar fırsatı sunar.

Evde deneyin: Şarkıda “Clap your hands” geçtiğinde birlikte alkışlayın. Söylenen ifadeyi gerçek bir hareketle ilişkilendirin.

7–10 YAŞ · KELİMEDEN CÜMLEYE

Bluey, Alphablocks ve Octonauts

Bu dönemde çocuğun ilgisini çeken olaylar üzerinden sorular sormak ve kısa cümleler kurmak daha fazla önem kazanır.

Bluey: Aile içindeki oyunları, duyguları ve günlük konuşmaları içerir. Doğal Avustralya İngilizcesi sunar; diyalog temposu başlangıç seviyesi için zaman zaman zorlayıcı olabilir.

Alphablocks: İngilizce harf-ses ilişkileri ve sesleri birleştirme üzerine kuruludur. Özellikle İngilizce okumaya başlayan öğrenciler için tamamlayıcı olabilir.

Octonauts: Deniz canlıları ve keşif hikâyeleri sayesinde hayvanlar, doğa ve görevlerle ilgili kelimelerle karşılaşma fırsatı sunar. Daha fazla kelime bilgisi gerektirebilir.

Evde deneyin: Bölümden sonra “Who was your favourite character?” diye sorun. Cevap tek kelime de olabilir; çocuğun seviyesine göre küçük bir cümle de.

11–14 YAŞ · HİKÂYE VE YORUM

The Magic School Bus, Wild Kratts ve ilgi alanına uygun animasyonlar

Ortaokul öğrencilerinin yalnızca kelime tanımaları değil, dinledikleri bir olay hakkında fikir yürütmeleri de desteklenebilir.

The Magic School Bus: Bilim ve keşif üzerinden konuya özgü kelimeler sunar. Konuşma hızı ve bilimsel terimler nedeniyle başlangıç seviyesi için güç olabilir.

Wild Kratts: Hayvanları ve yaşam alanlarını merak eden öğrenciler için anlamlı bir izleme deneyimi oluşturabilir.

İlgi alanına göre seçim: Çocuğunuz sporu, uzayı veya macera hikâyelerini seviyesine uygun animasyonlarda izlemeyi daha çok sevebilir.

Evde deneyin: “What happened?” veya “What would you do?” gibi sorularla kısa bir sohbet başlatın. Uzun ve kusursuz cümleler beklemeyin.

Bu yapımlar kesin yaş sınıflandırmaları değildir. İzlemeden önce bölümün içeriğini, yayınlandığı platformun yaş uyarılarını ve çocuğunuzun dil seviyesini kontrol edin. Bir yapımın İngilizce olması, her bölümünün çocuklar için uygun olduğu anlamına gelmez.

İngilizce mi, Türkçe mi, altyazılı mı izlemeli?

Velilerin en çok kararsız kaldığı konulardan biri de budur. Bir yandan çocuğun İngilizce duymasını isteriz, diğer yandan hiçbir şey anlamadan ekrana bakmasını da istemeyiz.

Burada herkes için geçerli tek bir altyazı kuralı bulunmuyor. Henüz okumayı öğrenmemiş bir çocuk için altyazı çoğu zaman gerekli değildir. Daha büyük bir öğrenci ise İngilizce altyazıyla duyduğu kelimeyi yazılı biçimiyle ilişkilendirebilir.

Çocuğunuz hikâyeyi hiç takip edemiyorsa önce tanıdığı bir bölümü İngilizce izlemek, bölümün konusunu kısaca anlatmak veya daha sade bir içerik seçmek işe yarayabilir. Cambridge English, izleme yönteminin öğrencinin hazır oluşuna göre değiştirilmesini önerir.

Küçük ama önemli bir ayrıntı

Çocuğunuzun izlemeden sonra her kelimeyi Türkçeye çevirmesini istemeyin. Dil öğrenirken anlamı görsellerden, olayın akışından ve bağlamdan çıkarmayı denemesi de değerli bir beceridir.

Çocuğunuz çizgi film izliyor ama neden İngilizce konuşmuyor?

Bir çocuk sevdiği çizgi filmin şarkısını baştan sona söyleyebilir; fakat “What did you do today?” sorusuna cevap veremeyebilir.

Bu durum her zaman öğrenmediği anlamına gelmez. Dinlediği bir kalıbı tanımak, onu kendi cümlesinde kullanmaktan farklı bir beceridir. Çizgi film çocuğa İngilizce sesleri ve ifadeleri duyma fırsatı verir; ancak soru sormak, cevap vermek, karşısındaki kişiyi dinleyerek konuşmayı sürdürmek ayrı çalışmalar gerektirir.

İşte çocuk İngilizcesinde evde yapılan etkinliklerle öğretmen eşliğindeki çalışmaların birbirini tamamlaması bu nedenle önemlidir.

Bilişsel Akademi'de çocuk İngilizcesi programlarını yalnızca kelime ezberletmek üzerine kurmamamızın nedenlerinden biri de budur. Yaşa göre planlanan oyunlar, hikâyeler, eşli çalışmalar ve konuşma etkinliklerinde çocuk duyduğu dili bir başkasıyla iletişim kurmak için kullanmayı dener. 5–8 kişilik butik grup yapısı, öğretmenin öğrencilerin katılımını ve ihtiyaçlarını yakından gözlemlemesine yardımcı olur.

Evde İngilizce bir çizgi film izleyen çocuk ile sınıfta arkadaşına İngilizce soru soran çocuk aynı öğrenme sürecinin farklı parçalarını yaşar. Bunların birbirinin alternatifi değil, doğru kullanıldığında tamamlayıcısı olması gerekir.

Bir çizgi film bölümünü küçük bir İngilizce etkinliğine dönüştürün

Bunun için her gün yeni bir materyal satın almanız, uzun çalışma kâğıtları hazırlamanız veya çok iyi İngilizce bilmeniz gerekmiyor. Çocuğunuzun sevdiği kısa bir bölüm yeterli olabilir.

İzlemeden önce, izlerken, izledikten sonra

Önce — merak uyandırın. Bölümün görseline bakıp “Sence bugün ne olacak?” diye sorun. İngilizce bilen bir çocuk için “What can you see?” sorusunu kullanabilirsiniz.

İzlerken — her cümleyi durdurmayın. Hikâyenin akışını koruyun. Anlamayı desteklemek için gerekli olduğunda kısa bir açıklama yapın. Her kelimeyi sorgulamak çocuğun ilgisini azaltabilir.

Sonra — ekrandan gerçek hayata geçin. Bölümde bir hayvan gördüyse oyuncak hayvanlarını çıkarın. Karakter “I'm hungry” dediyse yemek hazırlarken aynı ifadeyi kullanın. Bir veya iki anlamlı ifade yeterlidir.

Örneğin çocuğunuz bir çizgi filmde “Where is the cat?” cümlesini duydu. Bölüm bittikten sonra oyuncak bir kediyi minderin arkasına saklayıp aynı soruyu sorabilirsiniz. Çocuğunuz “Here!” diyerek yanıt verebilir, kediyi gösterebilir veya “It's here” diyebilir. Her yaş ve seviyede aynı uzunlukta yanıt beklemek gerekmez.

Böylece İngilizce, yalnızca ekranda duyulan seslerden ibaret olmaktan çıkar. Çocuğun hayatına karışmaya başlar.

Ekran süresi konusunda nasıl bir denge kurulmalı?

“İngilizcesi gelişsin” düşüncesi, sınırsız ekran süresini haklı çıkarmaz. Çizgi filmin dil öğrenimine katkı sağlayabilmesi, çocuğun uyku, hareket, oyun, aile etkileşimi ve diğer öğrenme fırsatlarının yerini almasını gerektirmez.

Özellikle küçük çocuklarda kısa ve birlikte izlenen içerikler tercih edilmeli; ekran süresi yaşa ve çocuğun ihtiyaçlarına uygun sınırlar içinde tutulmalıdır. British Council küçük yaşlarda kısa videoları önerirken, ebeveyn gözetiminin de önemini hatırlatır.

Video platformlarında otomatik oynatma ve önerilen içerikler konusunda da dikkatli olun. Bir çizgi film seçmiş olmanız, ardından açılabilecek her videoyu da seçtiğiniz anlamına gelmez.

İzlenecek bölümü önceden belirlemek, mümkün olduğunda birlikte izlemek ve bölüm bitince ekran dışı bir etkinliğe geçmek daha dengeli bir yaklaşım olabilir.

BİLİŞSEL AKADEMİ · ÇOCUK İNGİLİZCESİ

Çocuğunuz İngilizceyi yalnızca izlemesin, konuşmayı da denesin.

Bir çizgi film çocuğunuza yeni kelimeler duyurabilir. Peki ya sıra kendisini tanıtmaya, bir arkadaşına soru sormaya veya öğrendiği kelimeleri bir oyunda kullanmaya geldiğinde?

Bilişsel Akademi'nin 4–14 yaş çocuk İngilizce programlarında öğrenciler, yaşlarına ve seviyelerine uygun küçük gruplarda dinleme ve konuşma etkinlikleriyle çalışır.

Kızılay, Keçiören ve Çayyolu şubelerindeki uygun grup seçeneklerini inceleyebilir; haftalık yüz yüze derslere dahil online konuşma kulübü hakkında bilgi alabilirsiniz.

5–8 kişilik butik gruplar · Yaşa uygun öğretim · Ücretsiz tanışma görüşmesi

Çocuk İngilizce Kursunu İnceleyin

Peki, çocuğunuz için doğru çizgi filmi bulduğunuzu nasıl anlarsınız?

Bir süre sonra küçük işaretlere dikkat edin. Çocuğunuz bir ifadeyi duyduğunda ne anlama geldiğini tahmin ediyor mu? Aynı karakteri yeniden izlemek istiyor mu? Öğrendiği bir kelimeyi oyun sırasında kullanıyor mu? Ekrandaki olayları size anlatabiliyor mu?

Bunların hiçbirini tek başına kesin bir gelişim ölçüsü sayamayız. Yine de çocuğun yalnızca ekrana bakıp bakmadığını değil, izledikleriyle ilişki kurup kurmadığını anlamamıza yardımcı olabilirler.

Çocuğunuz hiçbir şey söylemiyorsa onu hemen başarısız ilan etmeyin. İçeriğin seviyesini yeniden değerlendirin. Daha kısa bir bölüm seçin. Birlikte izleyin. Gerekirse öğretmeninden, sınıfta üzerinde çalıştıkları kelimelere uygun materyal önermesini isteyin.

Bu noktada çocukların İngilizceye kaç yaşında başlaması gerektiğine ilişkin rehberimizi de okuyabilirsiniz. Çünkü doğru içerik seçimi, çocuğun hangi gelişim döneminde ve hangi dil seviyesinde olduğuyla yakından ilişkilidir.

Sık sorulan sorular

İngilizce bilmeyen ebeveyn çocuğuyla çizgi film çalışması yapabilir mi?

Evet. Çocuğunuzla birlikte izlemek, görseller üzerine konuşmak, oyuncaklarla sahneleri canlandırmak ve öğretmeninin önerdiği basit ifadeleri kullanmak mümkündür. Bilmediğiniz bir kelimenin telaffuzunu tahmin etmek yerine güvenilir sesli kaynaklardan yararlanın.

Aynı İngilizce çizgi filmi tekrar tekrar izlemek yararlı mı?

Çocuğun ilgisi devam ettiği sürece aynı bölümü yeniden izlemek, tanıdık kelime ve kalıpları tekrar duymasına yardımcı olabilir. Ancak tekrar, sınırsız ekran süresi anlamına gelmemelidir.

Peppa Pig mi, Bluey mi daha iyi?

İngilizceye yeni başlayan bir çocuk için Peppa Pig'in kısa ve gündelik hikâyeleri daha kolay takip edilebilir. Bluey ise daha doğal ve hızlı konuşmalar içerdiğinden belirli bir dinleme temeli olan çocuklara daha uygun olabilir. Son karar çocuğun ilgisine, seviyesine ve seçilen bölüme göre verilmelidir.

İngilizce çizgi film izlemek kursun yerini tutar mı?

Çizgi filmler dinleme ve kelime öğrenimi için destekleyici olabilir. Ancak karşılıklı konuşma, hedefli geri bildirim, okuma-yazma ve seviyeye uygun sistemli çalışmalar için öğretmen eşliğinde etkileşimli etkinlikler de önemlidir.

Son söz: En öğretici çizgi film, çocuğunuzun hayatına dokunabilendir

Belki de en iyi İngilizce çizgi film, internette herkesin önerdiği yapım değildir. Çocuğunuzun sevdiği, anlayabildiği ve izledikten sonra hakkında konuşmak istediği çizgi filmdir.

Bir gün duyduğu bir kelimeyi oyuncaklarıyla oynarken kullanabilir. Bir başka gün sevdiği karakterin söylediği cümleyi taklit edebilir. Belki de yalnızca hikâyeyi anlamış ve size heyecanla anlatmak istemiştir.

İngilizce öğrenimi yalnızca doğru kelimeleri söylemekten ibaret değildir. Dinlemek, anlamak, merak etmek, yeniden denemek ve başkalarıyla iletişim kurmak da bu yolculuğun parçalarıdır.

Ekrandaki bir cümle, çocuğun kendi cümlesine dönüştüğünde çizgi film artık yalnızca izlenen bir hikâye olmaktan çıkar.

Kaynaklar ve ileri okuma

Cambridge English — Learn English through videos and TV

British Council — English language videos

Sepete git