Sayılar ve tarihler, hafızamız için genellikle soyut bilgiler olarak algılanır. Bunun nedeni, beynimizin daha çok görselleştirme ve hikâyeleştirme yoluyla öğrenmeye yatkın olmasıdır. Sayıları ve tarihleri hafızamızda tutmak için etkili hafıza tekniklerinden yararlanmak, öğrenme sürecimizi oldukça kolaylaştırır.
Bilişsel Akademi eğitmeni Taner Aktaş olarak bu yazıda, sayıları ve tarihleri akılda tutmanın bilimsel dayanaklarını ve öğrencilerin günlük ders çalışma sürecinde hemen uygulayabileceği pratik yöntemleri anlatıyorum.
Sayıları ezberlemek yerine onları görsele, hikâyeye, ritme, kişisel anlamlara ve zihinsel konumlara dönüştürdüğünüzde öğrenme daha kalıcı hâle gelir. Özellikle tarih dersi, sosyal bilgiler, inkılap tarihi, matematik formülleri ve sınav hazırlık sürecinde bu teknikler öğrencinin işini kolaylaştırır.
Sayıların ve tarihlerin unutulmasının temel nedenlerinden biri, bu bilgilerin genellikle duygusal veya görsel bağlamdan yoksun olmasıdır. Beyin, anlamlı ve bağlama oturmuş bilgileri daha kolay hatırlar. Ancak sayılar ve tarihler çoğu zaman zihinde bir görüntü oluşturmadığı için kısa süreli hafızada kalır ve çabuk unutulur.
Örneğin bir öğrenci “1453”, “1881”, “1923” ya da “1989” gibi tarihleri art arda ezberleyebilir. Fakat bu tarihler bir olay, kişi, sahne veya duygu ile ilişkilendirilmediğinde birkaç gün sonra birbirine karışabilir.
Beyin görselleri sayılardan daha kolay işler. Bu nedenle bir sayıyı veya tarihi hatırlamak için onu zihinsel bir görüntüyle ilişkilendirmek etkili bir yöntemdir.
Hikâyeleştirme, soyut bilgileri anlamlı bağlama oturtur. Bir tarih, bir olayın içine yerleştiğinde çok daha kolay hatırlanır.
Major Sistem mantığında sayılar harflerle eşleştirilir. Böylece rakamlar kelimeye, kelimeler de görsele dönüşür.
Uzun sayı dizilerini küçük parçalara ayırmak, zihnin bilgiyi daha rahat işlemesini sağlar. Telefon numaralarını da çoğu zaman bu yöntemle hatırlarız.
Bilgiyi zihinsel bir mekâna yerleştirme yöntemidir. Sayılar ve tarihler, bir oda, masa, kapı veya raf gibi tanıdık yerlere kodlanabilir.
Sayılara ve tarihlere ritim eklemek hafızada kalıcılığı artırır. Beyin müzik ve ritmi kolay hatırladığı için bu yöntem özellikle çocuklarda ve öğrencilerde etkilidir.
Tarih ezberlerken yalnızca yılı tekrar etmek yeterli değildir. Tarihi; olay, kişi, mekân, duygu ve sonuçla birlikte kodlamak gerekir.
Tarih hangi olayla ilgili, önce bunu netleştir.
Yılı parçalara ayır: 14 / 53 gibi.
Olayla ilgili canlı ve abartılı bir sahne oluştur.
1 gün, 3 gün ve 1 hafta sonra kısa tekrar yap.
Bilgiyi düzenli aralıklarla tekrar etmek uzun süreli hafızaya geçişi kolaylaştırır. Kısa ama düzenli tekrar, uzun ezberden daha etkilidir.
Sayısal bilgileri yazarak çalışmak, motor beceriler ile görsel hafıza arasında bağlantı kurar.
Beyin uyku sırasında bilgiyi düzenler ve depolar. Düzenli uyku, hafıza performansı için çok önemlidir.
Sayı ve tarihleri akılda tutmak, doğru tekniklerle geliştirilebilen bir beceridir. Bilişsel Akademi’de hafıza teknikleri eğitimlerimiz; öğrencilerin bilgiyi daha hızlı kodlaması, daha uzun süre hatırlaması ve sınavlarda bilgiyi daha güvenli şekilde geri çağırması için hazırlanır.
Eğitimlerimizde öğrenciler yalnızca teorik bilgi öğrenmez; sayı hafızası, tarih kodlama, kelime ezberi, dikkat, odaklanma, hızlı tekrar ve sınav stratejileri üzerinde uygulamalı çalışmalar yapar.
Google ile Giriş Yap